kadın haklarını sorguladığımız, haklarımıza sahip çıktığımız daha nice 8 martlara ,yazılası birtakım olaylar anısına...
8 Mart Dünya Kadınlar Günü çıkış noktası aslında bir anma günüdür. Literatürde tam adı da Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak geçmektedir. 8 Mart 1857'de New York'ta bir tekstil fabrikasında çalışan kadın işçiler, emeklerinin istismarı ve kötü çalışma koşulları sebebiyle grev başlatırlar bunun üzerine polisler kadın işçilere saldırır ve onları fabrikaya kilitlerler o esnada çıkan yangınla birlikte çoğu kadın 130 'a yakın işçi can verir bu sebeple 1910 'da Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında alınan kararla birlikte 8 Mart bugünkü haliyle anılmaya başlanır.
Çıkan bu yangından öte daha da geçmişe gidecek olursak birçok trajik olayla karşılaşmaktayız ne yazık ki...
-cinsiyetlerinden dolayı diri diri toprağa gömülen kız çocukları
-daha ergenliğe yeni girmişken doğum kontrolün yasaklandığı o karanlık dönemlerde anne olmaya zorlanan kadınlar
-insanın varoluşundan bu yana en büyük acizliği olan şiddete, maruz kalan kadınlar
-tecavüze uğrayan kadınlar
-emeğin sömürüldüğü kayıtdışı ekonomik alanda karın tokluğuna bir hayvan gibi çalıştırılan kadınlar
KADINLARIMIZ...
Bir de yurdumuza özgü taciz durumları vardır ki, yıllar geçse de bu kör cahillik durumunu sürdürecekmiş gibi at gözüklüğüyle bakmaya devam eden insanımızdır nedeni.
Anadolu'da okumasına izin verilmeyen, küçük yaşta evliliğe zorlanan, kendi bedeni üzerinde hak iddia edemeyen küçük kadınların aslında bu hayatta varolmak gibi bir amaçları yoktu. onlar birilerinin kendi hayatları için verdikleri bir karar sonucu dünyaya getirilmiş olan minik bedenlerdi ama gelmişlerdi işte bir kere varolmuşlardı bu hayatta hem de en aciz halleriyle...
yaşamalıydılar artık çoğu boyun eğerek adına da yaşam diyerek, hayattalar...
Bir kadın anne olduğu için ya da yemek yaptığı için değil,
bir kadın insan olduğu için insan gibi davranılmayı hakketmektedir. Bir kadın kendi bedeni hakkında kendi karar verebilecek bir beyne sahip olduğu için kararlarını kendi verebilmelidir ne toplumsal düzen ne de bir başka kişi buna engel olabilir. Bir kadın bir erkeği bir erkek de bir kadını tamamladığı için bir düzen içine yerleştirilmiştir. Bu dünya üstünlük mücadelesiyle uğraşılsın diye de yaratılmadığına göre bir kadın değer görmeyi varoluş nedeniyle hakketmektedir.
Hakları için çabalamış insanımıza,
Hakları için çabalamış insanlara saygı duyan insanımıza,
Hakları için çabalamış insanlar adına bugün hala çaba gösteren insanımıza,
Saygılarımızla...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder