6 Haziran 2010 Pazar

cesaretsiz cesur


içimde bir sızıyla uyandım bu sabah
kabuslarım bitmedi gitti

kendi haline bırakılmış virane evler gibiyim
terkedilişler zoruma gidiyor
yalnızlık desen hücrelerime işliyor
gün bitmek bilmiyor

pencerelerimden gün ışığı bile girmez oldu
kapımı çalan yok çoktandır
musluktan akan tek damla sessizliği bozan
o da düzensiz,sinir bozucu...

bulutlu günlere varan sabahlarım koyu geceye bırakıyor yerini
geceler korkum oldu hoyratlaşalı
sen özlemim
gidişin ölümüm oldu
ben ben olmaktan vazgeçtim
ama
sen gitmekten vazgeçmedin
kırık dökük duvarlarımla yaşıyorum işte yaşamaksa
yağmur sızıyor, yamalı cephemden
yokluğun bütün bunların üstüne bir de üşütüyor
çıplak ayaklarımı kesiyor anılar ben üstüne yürüdükçe
aynaların bile arkası dönük bana
daha ne anlatayım ben sana

gitmek gerektiğinde gidilir
ben yaşarım ıslak duvarlarımı yamalarımla kaparım
anıları sandıklara saklarım bohçalar içinde
sen huzura çıkar yolunu o yeter bana
yetinirim ben kendi adıma

1 Haziran 2010 Salı

1 haziran

bugün...
elim telefonda bugün...
yabancılaştım kendime bile
kararsızlık, tedirginlik, kronik mide krampları...

nerelerdesin sen bugün
kimlesin?
doğum gününde bir hoşsun
bilirim...

hiçbir şey tesadüf değil bilirim artık kabullenirim bu durumu
serzenişlerim sana ey görmeyen göz
bugün? bugün öyle bir gün
ben?
ben iyiyim
iyiyim ben