28 Ocak 2011 Cuma

okudum - yazdı(m)


hadi kendimizi sevelim...

böyle oluyormuş bu işler, kendini sev
cebinde biriktirdiğin çakıl taşlarından kurtul önce at onları gün geleceklerle başlayan cümleleri de tüket haddine mi şimdi bütün bu aşk meşk işleri
Siktir et

burda hava bozuk

pencere kapalıysa kapıya o da yoksa duvarlara...
kişi değil varlığından şüphe ettiğin yaratıklara
Anlat


hadi tut şu eli, ben yokum ki senin için, hiç olmadım
ben kişi?

ben özne?
yoo...ben sadece tümleç, dolaylılığım sınanamaz
dış kapıda mandal ama beyninde hep bir kurt
Ağla

hakkettiğin kadar varsın

kendini sevmekle başlamalısın

kimin nesisin


kafamdakilerle mutluyum demişti birileri bir zamanlar şimdi sorsan adını bile hatırlamam dokunmadan kalkamam sanırken tükettiğimizi anladığım bu günlerde artık daha da güçlüyüm. bitmeyen tek bir şey söyleyin bana... vazgeçilmez olan tek bir doğru, var mıdır? nasıl iştir bu hem ağlayıp hem gidiyorsun demiş ya hani yazar öyle işte hem ağlarım hem de giderim bilirim artık susulması gereken yerde susulur, git demek koysa da laf ağızdan bir kere çıkar. senden aldıklarımı mağaramda saklıyorum bana özel karanlıklar içinde ışığım oluyor onlar benim çaldım aslında ben. Senin bile göremediğin içindeki çocuğu sevdim ben. onu da aldım giderken benden başkasına kalamazdı zaten, biz sevdik birbirimizi koca adam, sen bilmesen de, farketmesen de an geldi gözlerinden çıkıverdi o çocuk sev beni dedi beni sev çünkü ben seviyorum seni dedi. Anlaştık ve kaçtık. Şimdi derdine yan ya da yanma ne yaparsan yap yeter ki bize bulaşma. balonlarımızı renklerle süsledik hani şu senin off larınla şişirdiğin balonlar... bugünlerde bizim en büyük zevkimiz oldu senden kaçmaya çalıştıkça sana çıkıyor sanma yollar. Kendini bir şey sanma. Bu kadına kulak ver aklın varsa bu çocuğubenden alma